Değerli dostlar, marifet denizinde yüzme iman deryasına dalma amel cevherlerini toplama için yaratılmışız. Yaradılış nedenini aşan muhalife de olan kişilerin akibeti malum. İman deryasında olmamızı ancak ve ancak Salih amellerimizle isbat edebiliriz. Amellerimizin deniz dalgalarından meydana gelen köpük değil denizin özü olması. Deniz denizdir. İster dalgalı olsun ister dalgası dursun. Sen Allah’a boyun eğip secde etmelisin. Çünkü bunun için yaratılmışsın.
Allah’u Teala yeryüzüne insan oğluna boyun ey,secde et, oda boyun eğdi toprağa. İnsan seni ekerse, meyve ver taşa. insan seni kırarsa, kırıl dağa.insan seni aşarsa, aşıl.
Sen toprağı ekiyorsun oda sana meyve veriyor, vermem demiyor. Allah’a karşı gelmiyor. Çünkü yaradılış nedeni bu. Sende ey insanoğlu Allah’a karşı gelme Nuh kaviminin devamı olma. Tufana katlanmak gerekir. Nuh kaviminin düşündüğü gibi görünürüm ama tufanada katlanmam. Bu mümkün değil. Ben müslümanım demek çok büyük bir iddiadır. Ona ciddi misin denilir. Evet derse kendisinden ispat istenilir. Müslüman olmasını ispat Amel malzemesinden başka malzeme bulamaz. İnsanda keramet vardır. İkramiyyet vardır. Eğer insanı Allah’tan koparırlarsa kerameti koparırlarsa kerameti kendisinden alınır. Değersiz bir varlık haline düşer. Ama Allah’tan yola çıkarak insanın tarifi edilirse ve Allah’la irtibatlanırsa o zaman çok üstün bir varlık olduğu meydana çıkar.
Değerli dostlar ,insanoğlunu genelde servet, şehvet, şöhret, güç ve kudret saptırır. Güce taparsa gücü kadar canavarlaşır ve zarar verir. Allah korusun eğer o güç egemen güçse işte o zaman başına belayı alır ve canavarlaşır etrafa saldırır.
Değerli insan, Allah’ın, sana ne kadar değer verdiğini fark etmelisin. Kainat dairesinin ortasında yaratılan bir incisin. Her şey sana hizmet etsin diye adeta birbiriyle yarışıyor. Sana bu kadar değer veren Allah, nasıl ona sırtını dönersin? Allah insanoğlunu yeryüzüne dikmiş ve ondan meyve istiyor. O meyveyi kendisi için değil, insana yedirmek için istiyor.
Değerli insan yerin göğün amacı varda senin amacın yok mudur? Yerin göğün amacı sana hizmet etmektir. Seninde amacın Allah’a kulluk etmektir. Onlar sana hizmette kusur etmiyorlarsa, sen hizmetinde nasıl kusur edebilirsin. Amacın dışına çıkarsın. Allah, sana gayet verdi, irade verdi, kudret verdi, güç verdi. bunları yaradılış amacında kullan dedi. Başka yerde kullanma. En büyük problem dünyevileşmektir. Haddini bilmeyen güç ve servet, şöhret ve şehvet hakkın yerine geçmeye kalkışırlar. Hak gücün güdümünde değildir. Hak haktır. Kimsenin karına zararına bakmaz. Zengin, fakir, komutan,bekçi, sultan, köle olmasına bakmaz. Hak ettiği yerinde durur. Kendisine bağlı olanları etrafına toplar ve onları korur.
Hakkın olmadığı yerde tehlike olur. Eşyayı haktan koparırlarsa kendi ters mantıklarına göre ona değer biçerlerse işte o zaman tehlikeler baş kaldırır. Halkın olmadığı yerde tehlike var. Ucu Allah’a dayanmayan bir şeyde hak olmaz. Kur-an merkezli olmayan bir şeyin de ucu Allah’a dayanmaz.
Eğer bu haktır diyorsan Kur-an merkezli olmalı. Kur-an merkezliyse ucu Allah’a dayanır. Ucu Allah’a dayanan da haktır. Hak olduğu yerde tehlike olmaz.
Kur-an merkezli olan hak cins kafalı olanların mantığındaki hakkın tam tersidir.
Allah meleklere Adem’e secde edin dedi. Şeytan o cins kafasıyla ben ateşten yaratılmışım. Adem topraktan ateş topraktan üstündür. Ben ona secde etmem. Hak değil diye düşündü. Ateş ile toprak eşyasını Allahtan kopartı.. Kendisi değer biçti ve bu ters mantığı sebebiyle şeytanlaştı.
Değerli dostlar, eşyayı Allahtan koparıp değerini kendisi biçerse başına iş açar. Meleklerin içinde olsa bile şeytanlaşır. Allah’ın eşyaya değer verdiği gibi, değer verilir. Allah’ın bak dediği yerden bakılır. Gör dediği yerde görünün. Yoksa ters mantık insanın başına ne felaketler açar. Kur’an-nın hukukuna riayet edelim. Kur’an-ın hukukuna riayet etmeyenlerin akibeti felakettir. Bazı peygamberler ümmetlerini Allah’a şikayet ettiler. Bizim peygamber dünyada şikayet etmedi. Ancak ahirette kuranın Hukukuna riayet etmeyenleri Allah’a şikayet edecektir. Dostlar kur’anı okuyun, Bilin, yaşayın ve iletin bu esası yerine getirin böylece bu hukukun sorumluluğundan da kurtulun. Peygamberin şikayetine maruz kalmayın. |