Değerli dostlar; Allah’ı tanımak temeldedir. Onun üstünde sevgi yatar. Tanımadan sevilmez. Sevilmeden iman edilmez. Tanındı mı, sevildi mi iman edilir. İman edildi mi Salih amel devreye girer. Bütün çirkin ameller ahlaklar ortadan kalkar. O zaman kendisine karşı saygısızlık yapmaya layık olmayan rabbine saygısızlık yapmaz. Çünkü Allah’u Teala’ya karşı gelmek, haram işlemek demektir. Haram işleyenler ya inat ediyorlar veya rablerini tanımıyorlar. Eğer tanımıyorlarsa imanlarının temellerinde sakatlık var. Tedavi etmek lazımdır. Eğer inat ediyorlarsa bu inadın ucu küfre dayanır. O zaman imanlarının özünde sorun var. İnsan oğlunda meydana gelen hastalık iki türlüdür. Birincisi maddi hastalık tedavisi gerekir. Tedavisi içinde doktorun verdiği ilacı kullanması lazımdır. İkincisi ise manevi hastalıktır. Bu hastalığın çeşitleri çoktur. Mesela kalp hastalıkları 70 küsürdür. Göz, kulak, el, ayak, karın ve diğer organlardan meydana gelen hastalıkların tedavisi vaciptir. Çünkü bu ikinci hastalık birinci hastalıktan daha tehlikelidir. Birinci hastalıktan ölen dünya hayatını kaybeder. Ama ikinci hastalıktan ölen ebedi hayatını kaybeder. Bir daha ele geçiremez. O zaman Allah’ı tanı, sev, iman et ve Salih amel işle. Bütün çirkin amellerden ve ahlaklardan uzak dur ki ebedi hayatını kaybetmeyesin. Allah’a karşı haram işlemek insana yakışmaz. Kötülük yapmak mümine yakışmaz. Bütün kötülüklerin başı dünya sevgisidir. O sevgiden hırs (dünyaya tapma) meydana gelir. Hırstan da zamanının tamamını dünyaya verme ve başkasının elindekine göz dikmek meydana gelir. Bunlardan da haset (kıskanma) meydana gelir. Kin meydana gelir. Böylece tövbe edip geri dönmedikçe küfre yetişene kadar bitmek tükenmek bilmeyen günahlar alır başını gider. Fıkhi ve ahlaki anlamda ibadet ve itaatle ahlak ve ihlasla ciddi anlamda hakiki manada tedavi lazım. Bu çirkin ahlakların yerine ilahi ahlakları yerleştirmek lazımdır. Hastaları ziyaret ederek cenaze törenlerine katılarak mezarlara gidip ibret alarak tedavi arayışı içinde olmak lazımdır. Bu hasta cansız tahtadan ata bindirilen bu cenaze karanlık dar çukurlarda yatan bu ölü onlarda canlı, güçlü, kuvvetli mal mülk saltanatlıydılar. Nasıl şimdi güçsüz kuvvetsiz malsız mülksüz eşsiz dostsuz olmuşlar. Bir gün bende böyle olacağım tasavvuruyla düşünüp kendisine gelmesi lazım. İçi kötülüklerle dolu olan bir dünyada ucu ölüme ve toprağa dayanan bir hayatta kaptanı h.z peygamber olan İslam gemisine binmeyen sadece her yönüyle zayıf olan güçsüz olanlara dayanarak haramlara cesaret ederek Allah’a isyan ve saygısızlık yapanların hali ne olur. |